Ana Sayfa Reklam Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle İletişim
Salonları , Salonlar
 
Estetik Salonları Estetik Salonları
Solaryum Salonları Solaryum Salonları
Sinema Salonları Sinema Salonları
Epilasyon Salonları Epilasyon Salonları
Dans Salonları Dans Salonları
Saç Ekimi Salonları Saç Ekimi Salonları
Cilt Bakımı Salonları Cilt Bakımı Salonları
Yoga Salonları Yoga Salonları
Meditasyon Salonları Meditasyon Salonları
Fitness Salonları Fitness Salonları
Sauna Salonları Sauna Salonları
Türk Hamamları Türk Hamamları
Masaj Salonları ve Masaj Masaj Salonları ve Masaj
Düğün Salonları Düğün Salonları
Nikah Salonları Nikah Salonları
Erkek Kuaför Salonları Erkek Kuaför Salonları
Sergi Salonları Sergi Salonları
Konser Salonları Konser Salonları
Tiyatro Salonları Tiyatro Salonları
Konferans Salonları Konferans Salonları
Fuar Merkezleri Fuar Merkezleri
Adliyeler Adliyeler
Kadın Kuaför Salonları Kadın Kuaför Salonları
Spor Kompleksleri Spor Kompleksleri
Bowling Salonları Bowling Salonları
Halı Sahalar Halı Sahalar
Spor Merkezleri Spor Merkezleri
Uzak Doğu Spor Salonları Uzak Doğu Spor Salonları
Aikido Salonları Aikido Salonları
Bilardo Salonları Bilardo Salonları
Vücut Geliştirme Salonları Vücut Geliştirme Salonları
Salonlar , Salonları
Türk Hamamı , Türk Hamamı Tarihçesi

TÜRK HAMAMI

Türk hamamının dayanılmaz cazibesi : Buhar cenneti

Yabancılara, Türkiye veya Osmanlı deyince akıllarına ilk olarak neyin geldiği sorulsa, çoğunluk "Türk hamamı" cevabını verecektir. Günümüzde artık sayıları parmakla sayılacak kadar azalan hamamlar, yüzyıllarca Osmanlı ve Türkiye kültürünün en önemli ve renkli öğelerinden biri olarak varlığını korudu.

Bir tepsi börek, zeytinyağlı dolma; çeşit çeşit meyve, tatlı, reçel, şerbet ve göbek taşına oturmuş şarkı söyleyen etli butlu kadınlar... Doğaldır ki hemen zihinlerimizde kadınlar hamamı canlanıyor. Anneleriyle beraber hamama gelen erkek çocukların büyüdükleri için artık kadınlar kısmına giremeyecekleri düşünüldüğünde, natırlar anneleri eğlenceli bir şekilde "haftaya kocanı da getir hanım!" sözüyle uyarırlarmış.

Erkek ve kadın hamamının ayrı olmadığı "tek hamamlar" ya da "kuşluk hamamı"nda , gündüzler kadınlara ayrılır, erkekler sabah erken saatlerde ya da gece yıkanırmış. Kadınlar öylesine gümbürtülü, öylesine cümbüşlü eğlenirlermiş ki, hamamın temizlenmesi iki saate yakın sürdüğünden erkekler pek bir şikâyet edermiş. Yine evlilik çağına gelmiş genç kızlar, önce hamamda görücüye çıkarlarmış.

Yine yakın zamana kadar İstanbul'da rastladığımız ayı oynatıcıları, ayıları geriye yatırarak yaptırdıkları hareketi, "Hadi göster bakalım, hamamda kocakarılar nasıl bayılır?" komutuyla başlatırlardı. "Hamam anası", "hamam parası", "hamamın namusunu kurtarmak", "hamam gibi olmak", "han hamam sahibi" ve daha yüzlercesi...

Günlük yaşantımıza girmiş deyimler, hatta Avrupalı gözünde Osmanlı ya da Türk denildiğinde ilk akla gelen sözcük. Edebiyatta, sinemada, anılarda ayrı bir yere sahip, oryantalizmin gizemli dünyasındaki baş mekân. Dört yanı çevrilmiş işlemeli duvarları ve kubbeli yapısıyla sadece temizlenilen bir yer değil, toplumsal hayatın vazgeçilmez bir parçası, tellağı, natırı, külhanbeyi ile yaşayan ve kuşaklar boyu aktarılan bir kültürün simgesi...

Temizlenmenin tarihi günümüzden yüzbinlerce yıl öncesine gidiyor. Farklı coğrafyalardaki farklı kültürler, temizlik konusunda benzer gelenekler ve ritüeller geliştirdiler: Hindistan'da Ganj Nehri'nde, Mezopotamya'da Fırat ve kollarında, eski Mısır'da Nil sularında...

Yıkanmak için kapalı yerler inşa etme tarihi Hindistan, eski Mısır, antik Ege ve Yunan uygarlıklarına kadar uzanıyor. Mezopotamya'da Dicle kıyısında M.Ö. 859-824 yılları arasında hüküm sürmüş Asur kralı III. Salmanasar'a ait olduğu saptanan hamam, Türkiye-Suriye sınırı yakınlarındaki Resülayn'da M.Ö. 3. yüzyıla ait şehir kalıntılarındaki evlerde bulunan banyo yapmak için kullanılan özel bölmeler, yine Anadolu'da Gaziantep yakınlarında M.Ö. 1200'lere tarihlenen Geç Hitit dönemine ait hamam kalıntısı bunlara örnek olarak verilebilir.

Arkeolojik çalışmalarda farklı tarihlere uzanan hamam kalıntıları bulunmuş olsa da, günümüz hamamlarına çok benzer işlevler gören, içi ısıtılan, sıcak su akan binaların yaygın olarak ilk kez M.Ö. 5. yüzyılda Atina'da kullanıldığı kabul ediliyor. Bu daire planlı yapılar, dikdörtgen planlı yan odalarla destekleniyor ve sobayla ısıtılıyordu.

Orhan Yılmazkaya' nın yazdığı "Aydınlık Kubbenin Altındaki Sıcaklık: Türk Hamamı" adlı kitapta, tarihsel süreç içerisinde hamam kültürü ve Osmanlı İmparatorluğu'nda hamamlar geniş bir şekilde anlatılıyor. Kitapta, ilk adımı Yunanlıların atmasına rağmen, bağımsız hamam yapılarının gelişiminin Roma uygarlığı ile birlikte geliştiği belirtiliyor. Kesin olmamakla birlikte M.Ö. 1. yüzyılda mimar Sergius Orata'nın, yakılan merkezi bir ateşten elde edilen sıcak hava ile hamam binasını ısıtmayı ilk kez başardığı düşünülüyor.

M.Ö. 33'te Roma'da 170 genel hamamın olduğu belirtiliyor: "Romalılar hamama 'thermea' derlerdi. Bu ifade binlerce yıl içinde çok az değişerek Türkçeye de girmiştir. Bazı bölgelerde kaplıcalara hâlâ termal adı verilir..."

(www.focusdergisi.com.tr)

Bölüm Videoları
Merkezler , Fuar Merkezleri , Sahaları , Tiyatrolar , Sinemalar
Merkezler , Fuar Merkezleri , Sahaları , Tiyatrolar , Sinemalar Arama yaparlen
türkçe karakter
kullanmayınız.

 

Salonlari.Com Web Sitesi 2006 (c) Her Hakkı Saklıdır. Site Created by URETMAKE
Linkler: Estetik
eXTReMe Tracker